Bizi hicrana sen müptelâ eyledin ey sevgili! - d.c

 

Öncelikle ve daima felsefe. Sonra sanat. Ama hüzünle... ışığın ve renklerin dünyasından hareketle... duyuların ve duyguların...

Ne ki eninde sonunda kavramlara... kuram’a... akl’ın o sevimsiz melekûtuna...

Toplanmak için dağılacağız. Yaklaşmak için uzaklaşacağız.

İzini bulamayacağımızı bildiğimiz o sevgilinin uğruna... Kimbilir belki de bulmayı istemediğimiz, hani o karşılaşmaktan, hatta gözlerine bakmaktan bile çekindiğimiz ahu’nun...

Neşe yasaklanmış bize!

İsteksizce tavaf edeceğiz bu yüzden etrafında. Kanayan yüreğimizle.

Sadece nefesini duymak için.

İnsanın nefesini.

Duyarsak ayaklarının dibine düşeceğiz. Hâlsizce.

Secde edeceğiz.

İnsana.

Bağışlanma hakkımızı kullanmaktan vazgeçeceğiz.

Ölüm orucu tutuyoruz diyeceğiz bakan gözlerinin nûr-ı siyahına bakmayı bile beceremeyen gözlerimizle...

Burak’ın üstünden inecek, ve vuslatı reddedeceğiz.

Şiddetle.

Firaktan haz mı alınır? Rahm etmedin, aldırdın.

Bizi hicrana sen müptelâ eyledin ey sevgili,

Ünsiyete hasretiz,

diyeceğiz.

İnsana.

Naz edeceğiz bu sefer inad edeceğiz.

Duymazlıktan geleceğiz cebrinin sesini.

Ayağının dibinden kalkmayacağız.

Eşikteyken uykuya dalacağız.

Dersleri uykudayken yapacağız

 

dücane cündioğlu..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !